Prof. Dr. Akalın, “Bölgede hukuk tanımaz bir derebeylik düzeni kuruluyor”

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, komşu coğrafyamızda giderek tırmanan çatışmalara ve özellikle İran’a yönelik saldırılara dikkat çekerek uluslararası hukukun ciddi biçimde ihlal edildiğini söyledi.

Konuşmasında bölgedeki gelişmelerin artık kontrol edilemez bir bölgesel savaşa doğru evrildiğini belirten Akalın, İsrail’in Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğiyle İran ve çevre coğrafyaya yönelik saldırılarının kuvvet kullanma yasağı başta olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini tartışmaya açtığını ifade etti.

Sivillerin hedef alındığı saldırıların insanlığa karşı işlenmiş bir ihlal olduğunu vurgulayan Akalın, okulların bombalandığını, çocukların ve kadınların hayatını kaybettiğini belirterek uluslararası kuruluşların ve bazı ülkelerin bu gelişmeler karşısındaki sessizliğini eleştirdi.

Gazze’de yaşanan trajedi karşısında etkili bir tutum sergileyemeyen küresel mekanizmaların bugün de bölgedeki yıkım karşısında caydırıcı bir rol üstlenemediğini dile getiren Akalın, “Okulları bombalayan, masum sivillerin ölümüne sebep olan saldırılar karşısında hiçbir yaptırım uygulanmıyorsa bu kurumların varlığının dünyaya nasıl izah edileceği sorgulanmalıdır” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı’nın da dile getirdiği “önleyici savaş doktrini” söylemine değinen Akalın, bu yaklaşımın hukuki değil siyasi bir gerekçe olduğunu belirterek uluslararası kurumların bu iddialar karşısında nasıl bir analiz ve araştırma yaptığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Uluslararası hukukun güçlü devletlerin siyasi tercihine göre işletilen bir araca dönüşmesi durumunda dünyada adalet düzeninin değil güç tahakkümünün ortaya çıkacağını ifade eden Akalın, bunun da yeni çatışmaların önünü açacağını vurguladı.

Bölgedeki istikrarsızlık zincirinin Irak’tan başlayıp Suriye’de derinleştiğini ve bugün İran’a kadar uzandığını belirten Akalın, bu sürecin Türkiye’yi de doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

Türkiye’nin gelişmeler karşısında yalnızca “bekle-gör” politikası izleyemeyeceğini ifade eden Akalın, Türkiye’nin atacağı diplomatik adımların, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olası rolünün ve bölgesel gelişmelerin milli güvenliğe etkilerinin Meclis’in bilgisi ve denetimi dahilinde olması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasının sonunda İYİ Parti’nin tutumunu net şekilde ortaya koyan Akalın, “Başta İran’a yapılan saldırılar olmak üzere bölgemizdeki bu hukuk tanımaz derebeylik düzenini şiddetle kınıyoruz. Uluslararası hukukun üstünlüğünü, bölgesel barışı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğini esas alan bir dış politika anlayışını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. (Haber merkezi)

  • Related Posts

    TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NE ARNAVUTLUK’TAN “OLAĞANÜSTÜ KATKI” ÖDÜLÜ

    Trakya Üniversitesi, Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsünün 15. kuruluş yıl dönümünde, daimi genel sekreterliğini yürüttüğü Balkan Üniversiteler Birliği (BÜB) ile birlikte “Uluslararası İş Birliğine Olağanüstü Katkı” ödülüne layık görüldü. Arnavutluk’taki törene Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe katıldı. Ödül, üniversitenin Balkanlar’daki akademik iş birlikleri ve BÜB’ün bölgesel yükseköğretime katkıları dolayısıyla takdim edildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne’nin tarihi köprü misyonuna dikkat çekerek, BÜB’ün bugün 112 üye üniversiteye ulaşan güçlü bir yapı olduğunu ve bu ödülün ortak bir başarıyı simgelediğini vurguladı. Trakya Üniversitesi heyeti program kapsamında, yapay zekâ ve siber güvenlik odaklı uluslararası konferansa da katılım sağladı. Ayrıca Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. İsmail Kocayusufoğlu ile bir araya gelen heyet; ortak akademik çalışmalar, Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası araştırma iş birliklerini ele aldı. (Haber merkezi)

    Haberin devamı...
    Kırkpınar’ın Asırlık Mirası Geleceğe Taşınıyor: Dernekten Gençliğe Yönelik 40 Büyük Proje!

    Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği, gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Eski Kırkpınar ağaları ve dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gövde gösterisine dönüşen genel kurulda, ata sporunun geleceğe aktarılması için 40 ayrı programdan oluşan dev bir projenin müjdesi verildi. Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, bugün dernek binasında gerçekleştirildi. Kırkpınar’ın yaşayan efsanelerini, eski Kırkpınar ağalarını ve çok sayıda dernek üyesini bir araya getiren genel kurul, adeta bir kültür şölenine sahne oldu. Genel kurulda divan kurulu başkanlığına Mehmet İriş, sekreterliğe ise Esra Akgün Yılmaz oy çokluğuyla seçildi. Er Meydanı’nın Canlı Tarihi Bu Genel Kurulda Buluştu Oldukça samimi ve dostane bir atmosferde geçen genel kurulda, Kırkpınar’ın şanlı geçmişine ışık tutan anılar tazelendi. Şükrü Kayabaş’ın Kırkpınar ruhunu yansıtan duygu yüklü şiirleri salondan büyük alkış alırken, İbrahim Ay’ın Kırkpınar Er Meydanı’nın tarihi ve kültürel değerleri üzerine yaptığı derinlikli anlatımlar ilgiyle takip edildi. Kırkpınar’ın simge isimlerinden olan eski ağalar Alper Yazoğlu, Mehmet İriş ve Güngör Mazlum’un paylaştığı tarihi anılar ise salondakilere duygusal ve gurur dolu anlar yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu. Yeni Nesiller İçin 40 Ayrı Program! Gelecek vizyonunun masaya yatırıldığı toplantıda dernek yönetimi, asırlık mirasın yarınlarına yön verecek büyük projesini açıkladı. Kırkpınar kültürünü genç kuşaklara tanıtmak, sevdirmek ve yaşatmak amacıyla 40 ayrı programdan oluşan kapsamlı bir proje hazırlandığı müjdelendi. Bu dev çalışma dalgasıyla; yüzyıllardır devam eden ata sporunun gelenekleri, ahlaki değerleri ve köklü tarihi, modern pedagoji ve etkinliklerle yeni nesillere aktarılacak. “Kırkpınar Sadece Bir Güreş Değil, Milli Hafızamızdır” Genel kurul sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Kırkpınar’ın sadece bir spor organizasyonu olmadığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Eski ağalarımızın, pehlivanlarımızın, cazgırlarımızın ve Kırkpınar’a gönül vermiş tüm emektarların katkılarıyla yaşatılan bu büyük miras, Edirne’nin ve Türk milletinin en kıymetli kültürel hazinelerinden biridir. Kırkpınar sadece bir güreş organizasyonu değil; dostluğun, mertliğin, ahlakın, geleneklerin ve milli hafızamızın yaşayan en…

    Haberin devamı...

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir