Balkan şehitleri törenlerle anıldı

Edirne Valiliği tarafından 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla Şükrü Paşa Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi.

Anıta çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasını ardından Balkan Savaşı’nda Edirne’nin savunmasında destan yazan kahramanlar, dualarla anıldı.

Anma programı kapsamında Şükrü Paşa’nın kabrine karanfiller bırakıldı. Program, Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan etkinlikle devam etti.

Halk Eğitim Merkezi Mimar Kemaleddin Salonu’nda gerçekleşen anma programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Serhat Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından sergilenen “Balkanlarda Hüzün” isimli söz ve müzik gösterisi izleyicilerden büyük beğeni topladı.

Halk Eğitim Merkezi’nden Selimiye Meydanı’na bando eşliğinde kortej oluşturularak yürüyüş yapıldı.  Selimiye Meydanı’ndaki program, F 16’ları saygı uçuşuyla başladı.

Vali Yunus Sezer burada günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü vesilesiyle bir araya geldiklerini belirten Vali Sezer, “Bu anlamlı günde vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Balkan savaşları tarihimizin en ağır imtihanlarından biridir. Yokluğa karşı direnişin, açlığa karşı sabrın, umutsuzluğa karşı imanın sınandığı mukaddes bir direniş ve bir var oluş mücadelesidir.” Dedi.

“CEPHEDE TİTREYEN ELLERLE NOT DÜŞÜLMÜŞ AMA DİMDİK KAHRAMANLIK RUHUNU TAŞIYAN SATIRLAR”

Sezer, “Yıl 1913 Osmanlının ikinci payitahtı, Rumeli’nin kapısı, Sinan’ın mührü ve Türk’ün Avrupa’daki asil yüzü, şehirlerin sultanı Edirne’nin boynu bükülürken aslında tüm memleketin de bağrına kor bir ateş düşmüştür. Gözlerimizi bir an için kapatıp 113 yıl öncesine, o dondurucu ve o kapkaranlık kışa gittiğimiz zaman 155 gün boyunca dünyayla bağı koparılmış, dört bir yanın ateş çemberi içerisine alınmış, üzerine binlerce merminin yağdığı ama yine de eğilmeyen bir şehir hayal ediyoruz. Dışarıda amansız bir düşman, içeride ise ondan acımasız olan açlık, hastalık ve kimsesizlik… O günleri bize anlatan satırlar elbette var. Cephede yazılmış, titreyen ellerle not düşülmüş ama dimdik kahramanlık ruhunu taşıyan satırları her zaman okuyoruz.” Diye konuştu.

“VATAN, İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE BİLE TERK EDİLMEYECEK KADAR KUTSALDIR”

Vali Sezer Balkan Savaşı yıllarını hatırlatarak, o günlerde yaşanan imkansızlıkları şu sözlerle özetledi: “Öyle çaresizlik ki bu ekmek bitmiş, ilaç bitmiş mühimmat tükenme noktasına gelmiş. İşte tam o noktada tarihin akışına göğüs geren imkansızlığı lügatinden silen bir isim, Şükrü Paşa ve kahraman silah arkadaşları. Şükrü Paşa ve kahraman arkadaşlarının bize bıraktığı bir vasiyet var, bu vasiyeti gençlere ben de hatırlatmak istiyorum: “Vatan, imkansızlıklar içinde bile terk edilmeyecek kadar kutsaldır.”  26 Mart sabahı Edirne sokaklarına düşen sessizlik aslında büyük bir fırtınanın, bir istiklal mücadelesinin de habercisi olmuştur.” (Haber: Aleyna Uzun)  

  • Related Posts

    TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NE ARNAVUTLUK’TAN “OLAĞANÜSTÜ KATKI” ÖDÜLÜ

    Trakya Üniversitesi, Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsünün 15. kuruluş yıl dönümünde, daimi genel sekreterliğini yürüttüğü Balkan Üniversiteler Birliği (BÜB) ile birlikte “Uluslararası İş Birliğine Olağanüstü Katkı” ödülüne layık görüldü. Arnavutluk’taki törene Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe katıldı. Ödül, üniversitenin Balkanlar’daki akademik iş birlikleri ve BÜB’ün bölgesel yükseköğretime katkıları dolayısıyla takdim edildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne’nin tarihi köprü misyonuna dikkat çekerek, BÜB’ün bugün 112 üye üniversiteye ulaşan güçlü bir yapı olduğunu ve bu ödülün ortak bir başarıyı simgelediğini vurguladı. Trakya Üniversitesi heyeti program kapsamında, yapay zekâ ve siber güvenlik odaklı uluslararası konferansa da katılım sağladı. Ayrıca Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. İsmail Kocayusufoğlu ile bir araya gelen heyet; ortak akademik çalışmalar, Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası araştırma iş birliklerini ele aldı. (Haber merkezi)

    Haberin devamı...
    Kırkpınar’ın Asırlık Mirası Geleceğe Taşınıyor: Dernekten Gençliğe Yönelik 40 Büyük Proje!

    Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği, gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Eski Kırkpınar ağaları ve dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gövde gösterisine dönüşen genel kurulda, ata sporunun geleceğe aktarılması için 40 ayrı programdan oluşan dev bir projenin müjdesi verildi. Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, bugün dernek binasında gerçekleştirildi. Kırkpınar’ın yaşayan efsanelerini, eski Kırkpınar ağalarını ve çok sayıda dernek üyesini bir araya getiren genel kurul, adeta bir kültür şölenine sahne oldu. Genel kurulda divan kurulu başkanlığına Mehmet İriş, sekreterliğe ise Esra Akgün Yılmaz oy çokluğuyla seçildi. Er Meydanı’nın Canlı Tarihi Bu Genel Kurulda Buluştu Oldukça samimi ve dostane bir atmosferde geçen genel kurulda, Kırkpınar’ın şanlı geçmişine ışık tutan anılar tazelendi. Şükrü Kayabaş’ın Kırkpınar ruhunu yansıtan duygu yüklü şiirleri salondan büyük alkış alırken, İbrahim Ay’ın Kırkpınar Er Meydanı’nın tarihi ve kültürel değerleri üzerine yaptığı derinlikli anlatımlar ilgiyle takip edildi. Kırkpınar’ın simge isimlerinden olan eski ağalar Alper Yazoğlu, Mehmet İriş ve Güngör Mazlum’un paylaştığı tarihi anılar ise salondakilere duygusal ve gurur dolu anlar yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu. Yeni Nesiller İçin 40 Ayrı Program! Gelecek vizyonunun masaya yatırıldığı toplantıda dernek yönetimi, asırlık mirasın yarınlarına yön verecek büyük projesini açıkladı. Kırkpınar kültürünü genç kuşaklara tanıtmak, sevdirmek ve yaşatmak amacıyla 40 ayrı programdan oluşan kapsamlı bir proje hazırlandığı müjdelendi. Bu dev çalışma dalgasıyla; yüzyıllardır devam eden ata sporunun gelenekleri, ahlaki değerleri ve köklü tarihi, modern pedagoji ve etkinliklerle yeni nesillere aktarılacak. “Kırkpınar Sadece Bir Güreş Değil, Milli Hafızamızdır” Genel kurul sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Kırkpınar’ın sadece bir spor organizasyonu olmadığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Eski ağalarımızın, pehlivanlarımızın, cazgırlarımızın ve Kırkpınar’a gönül vermiş tüm emektarların katkılarıyla yaşatılan bu büyük miras, Edirne’nin ve Türk milletinin en kıymetli kültürel hazinelerinden biridir. Kırkpınar sadece bir güreş organizasyonu değil; dostluğun, mertliğin, ahlakın, geleneklerin ve milli hafızamızın yaşayan en…

    Haberin devamı...

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir