‘Penceren çamurluysa güneşi karanlık görürsün’ (Görüntülü haber)

664. ve 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, “40 yıl izleyen artık oraya girmesin.” Şeklindeki ifadesinin ardından bazı eleştiriler için gazetemize ve Ulak Gazetesi’ne verdiği röportajla cevap vererek; “Asla yanlış anlaşıldığımı düşünmüyorum. Benim hayat felsefem, eğer senin penceren çamurluysa dışarıyı ve güneşi karanlık görürsün. Ben önce camımı silip güneşe bakıyorum. İşin olumlu tarafından bakmaya çalışıyorum.” Dedi.

Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, yaptığı açıklamada bilet satın alan herkesin Kırkpınar güreşlerini izleyebileceğini söyledi. Özünlü, “Asla yanlış anlaşıldığını düşünmüyorum. Tam tersi mesajın tam olarak ulaştığını düşünüyorum. Şimdi sadece çok az konuşulan ama diğer taraftan ben müthiş bir destek aldım bu arada. Yani insanlar inanılmaz Almanya’dan arayıp beni hiç tanımayan insanlar bu konuyu yazmak istediklerini. Bir sürü insan bu konuyla alakalı geri dönüşte bulundu. Yanlış anlaşıldığımı düşünmüyorum ama yine benim hayat felsefem eğer senin penceren çamurluysa sen güneşi karanlık görürsün. Ya da dışarıyı karanlık görürsün. Ben önce camımı silip güneşe bakıyorum. İşin olumlu tarafından bakmaya çalışıyorum her zaman. Eleştiri tabii ki başımızın tacı.  Ama yapıcı olmalı, öneri olmalı. Şimdi ilk geldiği senede neredeyse ağalık parası kadar para harcayıp stadyumda seyirci konforu için bir sürü şey yapmış bir insanın kendi ağa tribününde çeşitli mozaikten bir sürü insanı getirmiş olan birisine böyle söylemek pencerenin kirliliğini gösterir.  Başka bir şey göstermez. Biz onlara takılmıyoruz. Biz hala her hafta Kırkpınar toplantıları yapıyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren her hafta Edirne’de Kırkpınar toplantıları yapmaya devam edeceğiz. Önüme bakıyorum. Bundan önce ne yaptım? Daha iyi ne yapabiliriz? Daha fazla ne yapabiliriz? İfadelerine yer verdi.

“GÜREŞİ İLERİYE GÖTÜRMEK İÇİN FİKRİM VAR DİYEN BUYURSUN GELSİN”

Özünlü, “Bu arada eleştiren, yorum yapan herkese şunu söylüyorum. Benim yerim belli, yurdum belli, telefonum belli. Bütün hesaplarım açık. Bana şunu söyleyebilirsiniz. Ya benim güreşi ileriye götürmek için şöyle bir fikrim var. Böyle bir önerim var. İster buyursunlar gelsinler ister beni davet etsinler. Aynı masada otururuz, konuşuruz. Çünkü biz Kırkpınar’a, yağlı güreşlere gelenek meselesi değil, gelecek meselesi olarak bakıyoruz. Değişim sancıları mutlaka olacaktır. Benim bir kere söylediğim şey tamamen ağa tribünü ile alakalı başıma gelen bir şeydi. Herkes bilet satın alıp Kırkpınar’a gelebilir. Hatta sen bu aziz seyirciyi buraya almıyor musun diyenler de yüzer kişinin parasını ödeyip bilet alıp kırk pınara getirebilirler. Misafirleri onlar getirsinler, ağırlamaları ben yapacağım.” Diye konuştu. (Haber: Tamer Yavuz)

  • Related Posts

    TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NE ARNAVUTLUK’TAN “OLAĞANÜSTÜ KATKI” ÖDÜLÜ

    Trakya Üniversitesi, Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsünün 15. kuruluş yıl dönümünde, daimi genel sekreterliğini yürüttüğü Balkan Üniversiteler Birliği (BÜB) ile birlikte “Uluslararası İş Birliğine Olağanüstü Katkı” ödülüne layık görüldü. Arnavutluk’taki törene Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe katıldı. Ödül, üniversitenin Balkanlar’daki akademik iş birlikleri ve BÜB’ün bölgesel yükseköğretime katkıları dolayısıyla takdim edildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne’nin tarihi köprü misyonuna dikkat çekerek, BÜB’ün bugün 112 üye üniversiteye ulaşan güçlü bir yapı olduğunu ve bu ödülün ortak bir başarıyı simgelediğini vurguladı. Trakya Üniversitesi heyeti program kapsamında, yapay zekâ ve siber güvenlik odaklı uluslararası konferansa da katılım sağladı. Ayrıca Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. İsmail Kocayusufoğlu ile bir araya gelen heyet; ortak akademik çalışmalar, Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası araştırma iş birliklerini ele aldı. (Haber merkezi)

    Haberin devamı...
    Kırkpınar’ın Asırlık Mirası Geleceğe Taşınıyor: Dernekten Gençliğe Yönelik 40 Büyük Proje!

    Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği, gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Eski Kırkpınar ağaları ve dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gövde gösterisine dönüşen genel kurulda, ata sporunun geleceğe aktarılması için 40 ayrı programdan oluşan dev bir projenin müjdesi verildi. Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, bugün dernek binasında gerçekleştirildi. Kırkpınar’ın yaşayan efsanelerini, eski Kırkpınar ağalarını ve çok sayıda dernek üyesini bir araya getiren genel kurul, adeta bir kültür şölenine sahne oldu. Genel kurulda divan kurulu başkanlığına Mehmet İriş, sekreterliğe ise Esra Akgün Yılmaz oy çokluğuyla seçildi. Er Meydanı’nın Canlı Tarihi Bu Genel Kurulda Buluştu Oldukça samimi ve dostane bir atmosferde geçen genel kurulda, Kırkpınar’ın şanlı geçmişine ışık tutan anılar tazelendi. Şükrü Kayabaş’ın Kırkpınar ruhunu yansıtan duygu yüklü şiirleri salondan büyük alkış alırken, İbrahim Ay’ın Kırkpınar Er Meydanı’nın tarihi ve kültürel değerleri üzerine yaptığı derinlikli anlatımlar ilgiyle takip edildi. Kırkpınar’ın simge isimlerinden olan eski ağalar Alper Yazoğlu, Mehmet İriş ve Güngör Mazlum’un paylaştığı tarihi anılar ise salondakilere duygusal ve gurur dolu anlar yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu. Yeni Nesiller İçin 40 Ayrı Program! Gelecek vizyonunun masaya yatırıldığı toplantıda dernek yönetimi, asırlık mirasın yarınlarına yön verecek büyük projesini açıkladı. Kırkpınar kültürünü genç kuşaklara tanıtmak, sevdirmek ve yaşatmak amacıyla 40 ayrı programdan oluşan kapsamlı bir proje hazırlandığı müjdelendi. Bu dev çalışma dalgasıyla; yüzyıllardır devam eden ata sporunun gelenekleri, ahlaki değerleri ve köklü tarihi, modern pedagoji ve etkinliklerle yeni nesillere aktarılacak. “Kırkpınar Sadece Bir Güreş Değil, Milli Hafızamızdır” Genel kurul sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Kırkpınar’ın sadece bir spor organizasyonu olmadığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Eski ağalarımızın, pehlivanlarımızın, cazgırlarımızın ve Kırkpınar’a gönül vermiş tüm emektarların katkılarıyla yaşatılan bu büyük miras, Edirne’nin ve Türk milletinin en kıymetli kültürel hazinelerinden biridir. Kırkpınar sadece bir güreş organizasyonu değil; dostluğun, mertliğin, ahlakın, geleneklerin ve milli hafızamızın yaşayan en…

    Haberin devamı...

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir