Prof. Dr. Beksaç’tan gazetemize ‘Derin Tarih’

Türkiye’nin en prestijli tarih yayınlarından biri olan Derin Tarih Dergisi, 34’üncü sayısını Edirne’ye özel olarak yayımladı. Sayının danışmanlığını Trakya Üniversitesi’nden emekli Sanat Tarihi Profesörü Prof. Dr. Engin Beksaç üstlendi.
Prof. Dr. Beksaç, derginin Edirne özel sayısını gazetemizi ziyaret ederek Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Tamer Yavuz’a takdim etti. Ziyaret sırasında Edirne’nin tarihi mirası, kültürel zenginliği ve Balkan coğrafyasındaki önemi üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirildi.


Edirne’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Mercek Altında
Tamamı Edirne’ye ayrılan özel sayı, kentin köklü geçmişini, çok katmanlı kültürel yapısını ve Osmanlı başkentliği döneminden günümüze uzanan tarihsel sürecini ele alıyor. Prof. Dr. Engin Beksaç’ın danışmanlığında hazırlanan içerikte; Edirne’nin mimari eserleri, inanç yapıları, mezarlıkları, kültürel hafızası ve Balkanlar ile kurduğu tarihsel bağ detaylı şekilde inceleniyor.
Edirne’nin yalnızca Osmanlı’ya başkentlik yapmış bir şehir olmanın ötesinde, Trakya ve Balkan tarihinin en önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Beksaç, kentin tarihsel kimliğinin doğru anlaşılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.


“Edirne’nin Tapu Senedi: Karataşlı Mezarlıklar”
Derginin dikkat çeken çalışmalarından biri de Trakya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hakan Akıncı’nın kaleme aldığı “Edirne’nin Tapu Senedi: Karataşlı Mezarlıklar” başlıklı makale oldu.
Akıncı yazısında, “karataş” olarak bilinen mezar taşlarının özellikle Osmanlı’nın erken döneminde Türklerin fethettiği bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Bu mezarlıkların, fethedilen toprakların Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinin somut kültürel belgeleri niteliğinde olduğuna işaret ediliyor.
Makale, Edirne ve çevresindeki karataş mezarlıkların yalnızca bir defin alanı değil, aynı zamanda birer tarih vesikası olduğuna dikkat çekiyor. Söz konusu mezar taşlarının form, kitabe ve süsleme özellikleri üzerinden erken Osmanlı dönemi yerleşim politikaları ve demografik yapıya dair önemli veriler sunduğu belirtiliyor.
Bu yönüyle karataş mezarlıkların, bölgedeki Türk varlığının en güçlü kanıtlarından biri olduğu vurgulanıyor.
Kent Hafızasına Katkı
Derin Tarih Dergisi’nin Edirne özel sayısı, akademik birikimi geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Hem akademisyenlerin hem de tarih meraklılarının ilgisini çekecek nitelikte hazırlanan sayı, Edirne’nin kültürel mirasının daha görünür hale gelmesine katkı sunuyor.
Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne’nin sahip olduğu tarihsel değerlerin ulusal ölçekte daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade ederek, bu özel sayının bu amaca hizmet etmesini temenni etti.
Edirne’ye adanan bu kapsamlı çalışma, kentin geçmişine ışık tutarken aynı zamanda tarih bilincinin güçlenmesine de önemli bir katkı sunuyor. (Haber: Tamer Yavuz)

  • Related Posts

    TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NE ARNAVUTLUK’TAN “OLAĞANÜSTÜ KATKI” ÖDÜLÜ

    Trakya Üniversitesi, Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsünün 15. kuruluş yıl dönümünde, daimi genel sekreterliğini yürüttüğü Balkan Üniversiteler Birliği (BÜB) ile birlikte “Uluslararası İş Birliğine Olağanüstü Katkı” ödülüne layık görüldü. Arnavutluk’taki törene Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ali İhsan Meşe katıldı. Ödül, üniversitenin Balkanlar’daki akademik iş birlikleri ve BÜB’ün bölgesel yükseköğretime katkıları dolayısıyla takdim edildi. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne’nin tarihi köprü misyonuna dikkat çekerek, BÜB’ün bugün 112 üye üniversiteye ulaşan güçlü bir yapı olduğunu ve bu ödülün ortak bir başarıyı simgelediğini vurguladı. Trakya Üniversitesi heyeti program kapsamında, yapay zekâ ve siber güvenlik odaklı uluslararası konferansa da katılım sağladı. Ayrıca Tiran Kanada Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. İsmail Kocayusufoğlu ile bir araya gelen heyet; ortak akademik çalışmalar, Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası araştırma iş birliklerini ele aldı. (Haber merkezi)

    Haberin devamı...
    Kırkpınar’ın Asırlık Mirası Geleceğe Taşınıyor: Dernekten Gençliğe Yönelik 40 Büyük Proje!

    Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği, gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Eski Kırkpınar ağaları ve dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gövde gösterisine dönüşen genel kurulda, ata sporunun geleceğe aktarılması için 40 ayrı programdan oluşan dev bir projenin müjdesi verildi. Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, bugün dernek binasında gerçekleştirildi. Kırkpınar’ın yaşayan efsanelerini, eski Kırkpınar ağalarını ve çok sayıda dernek üyesini bir araya getiren genel kurul, adeta bir kültür şölenine sahne oldu. Genel kurulda divan kurulu başkanlığına Mehmet İriş, sekreterliğe ise Esra Akgün Yılmaz oy çokluğuyla seçildi. Er Meydanı’nın Canlı Tarihi Bu Genel Kurulda Buluştu Oldukça samimi ve dostane bir atmosferde geçen genel kurulda, Kırkpınar’ın şanlı geçmişine ışık tutan anılar tazelendi. Şükrü Kayabaş’ın Kırkpınar ruhunu yansıtan duygu yüklü şiirleri salondan büyük alkış alırken, İbrahim Ay’ın Kırkpınar Er Meydanı’nın tarihi ve kültürel değerleri üzerine yaptığı derinlikli anlatımlar ilgiyle takip edildi. Kırkpınar’ın simge isimlerinden olan eski ağalar Alper Yazoğlu, Mehmet İriş ve Güngör Mazlum’un paylaştığı tarihi anılar ise salondakilere duygusal ve gurur dolu anlar yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu. Yeni Nesiller İçin 40 Ayrı Program! Gelecek vizyonunun masaya yatırıldığı toplantıda dernek yönetimi, asırlık mirasın yarınlarına yön verecek büyük projesini açıkladı. Kırkpınar kültürünü genç kuşaklara tanıtmak, sevdirmek ve yaşatmak amacıyla 40 ayrı programdan oluşan kapsamlı bir proje hazırlandığı müjdelendi. Bu dev çalışma dalgasıyla; yüzyıllardır devam eden ata sporunun gelenekleri, ahlaki değerleri ve köklü tarihi, modern pedagoji ve etkinliklerle yeni nesillere aktarılacak. “Kırkpınar Sadece Bir Güreş Değil, Milli Hafızamızdır” Genel kurul sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Kırkpınar’ın sadece bir spor organizasyonu olmadığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi: “Eski ağalarımızın, pehlivanlarımızın, cazgırlarımızın ve Kırkpınar’a gönül vermiş tüm emektarların katkılarıyla yaşatılan bu büyük miras, Edirne’nin ve Türk milletinin en kıymetli kültürel hazinelerinden biridir. Kırkpınar sadece bir güreş organizasyonu değil; dostluğun, mertliğin, ahlakın, geleneklerin ve milli hafızamızın yaşayan en…

    Haberin devamı...

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir